Samia Renk Sistemi

Deri finisajı sırasında gerekli olan renk örneklemesini en hızlı ve kesin bir şekilde geliştiren renk teknolojisi hizmetinizde. Ayrıntılar için tıklayınız.

TÜRKİYE’DE DERİ SEKTÖRÜ

TÜRKİYE’DE DERİ SEKTÖRÜ

Türkiye deri sanayii 1980’li yıllarla birlikte ülke pazarına yönelik bir sektör olmaktan çıkarak dışa açılmış ve 1990’larla birlikte de yatırım ve üretim ölçeklerini dünya pazarı boyutlarına çıkarmıştır. Başta İstanbul Tuzla olmak üzere oluşturulan modern Organize Deri Sanayi Bölgeleri, bu bölgelerde kurulan teknoloji düzeyi yüksek yüzlerce yeni tabakhane, gelişmesi hızlanan deri kimyasalları ve makineleri yan sanayileri, dünyanın ilgisini çekmeye başlayan fuarlar ve büyük miktarlarda sermaye yatırımıyla ve girişimlerle sektör oldukça büyümüştür.

Türkiye deri sektörü, yaklaşık 6,5 milyon büyükbaş, 30 milyon da küçükbaş deri üretimiyle yıllık 1 milyar $ büyüklüğe sahiptir. 2010 yılı itibariyle 550 civarında deri işleme tesisinde yaklaşık 12 bin kişi çalışmaktadır. Deri konfeksiyon alanında ise 3.000 civarında firma faaliyet göstermektedir. Yaklaşık 200 bin kişinin çalıştığı firmaların büyük bölümünü KOBİ´ler oluşturmaktadır. (Kaynak: 14. Deri Zirvesi, TDSD Başkanı Erdal Matraş’ın konuşması, 14.04.2011)

Türkiye deri sektörü esas olarak dünya pazarına üretim yapan, ihracat odaklı bir sektördür. Türkiye deri giyimde 6., kürk giyimde ise 4. en büyük tedarikçi olarak önde gelen ülkeler arasında yer almaktadır. Dünya genelinde, deri sektöründeki üretimin %70-80’ini büyükbaş, %20-30’unu küçükbaş hayvanlara ait deriler oluşturmaktadır. Türkiye’de tam tersi olan bu oran, Türkiye deri sektörünün ağırlıklı olarak giysilik deri ve konfeksiyonculuğa odaklandığını göstermektedir. Söz konusu gelişme nedeniyle Türk deri sektörü dünya pazarında anlamlı ve rekabet yeteneği bakımından avantajlı bir konum kazanmıştır. (Kaynak: İstanbul Sanayi Odası Meslek Komiteleri Sektör Stratejileri Geliştirme Projesi)

Sektör, sahip olduğu deneyim, bilgi birikimi, üretim kapasitesi ile dünya deri sektörünün önde gelen merkezlerinden biri olmayı başarmıştır. Türk deri konfeksiyon sektörü, ihracatın ithalatı karşılama oranı, uzmanlaşma katsayısı, dünya ihracatı içindeki payı gibi rekabet gücü göstergeleri bakımından üstünlüklere sahiptir. Türkiye’de üretilen deri ürünlerinin %85’lik kısmı Rusya, Çin ve Avrupa’ya ihraç edilmektedir. Avrupa’da deri üretimi yapan firmaların üretimlerinin çevre ve arıtma baskıları nedeniyle bitme noktasına gelmesi Türkiye’yi çok cazip bir üretim merkezi haline getirmiştir. Bunun yanı sıra Türkiye’de üretilen derilerin üretim kalitelerinin çok yüksek olması da başlıca etkenlerden biridir.

Kaynak: T.C. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Tekstil Hazır Giyim, Deri ve Deri Ürünleri Sektörü 2010 Yılı Değerlendirme Raporu

Ayakkabı yüzlük deri (vidala ve glase) ve kösele işletmeleri ile elbiselik deri ve kürk süet işleyen işletmeler arasında girdileri, üretim süreçleri, ürünleri açısından büyük farklar vardır. Türkiye’de günde ortalama 400 kilogram ile 60 ton arası deri işleyen çeşitli büyüklüklerde işletmeler bulunmaktadır. Bunun yanısıra toplam 1.300 civarında tabakhane bulunmaktadır. Faal durumdaki büyük ölçekli tabakhaneler Tuzla (İstanbul), Çorlu (Tekirdağ), Menemen (İzmir), Uşak, Bursa, Manisa, Gönen (Balıkesir) bölgelerindedir. Ayrıca Çanakkale, Isparta, Denizli ve Niğde’de de büyüklü küçüklü işletmeler bulunmaktadır.

Kaynak: T.C. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Tekstil Hazır Giyim, Deri ve Deri Ürünleri Sektörü 2010 Yılı Değerlendirme Raporu

Deriden mamul ayakkabı ve saraciye üretiminin önemli kısmı yurt içinde tüketilirken, deri konfeksiyonun neredeyse tamamı ihraç edilmektedir.

Deri üretiminin birçok aşamasında, deri traşlama, sıkma, zımpara, polisaj, pres, iskefe ve finisaj gibi birçok işleme uğramaktadır. Bu tür işlemlerde her deriye ve her derinin ayrı bölgelerine farklı uygulamalar gerçekleştirilmekte olup derilerin toplu işleme girdikleri dolap, pervane gibi makinelerde ise birbirlerine yakın olan derilerden partiler oluşturulmaya çalışılmaktadır. Kısaca üretim, yığın üretim aşamaları yanında derilerin tek tek işlendikleri ve özellik kazandırıldıkları üretim aşamalarını da kapsamaktadır. Bu aşamaların her birinde ise farklı kimyasallar kullanılmaktadır.

Deri kimyasalları alt sektörü, ham deriyi işleyerek mamul deri haline getirme sürecinde kullanılan kimyasal maddeler ve metotların tamamını ifade etmektedir. Deri kimyasalları sektöründe finisaj pazarının büyüklüğü modaya ve istenen deri çeşidine göre değişmekle beraber yaklaşık 10.000 ton/yıldır.

Deri sanayiinde kullanılan ham deriler ve deri işleyicileri, büyükbaş ve küçükbaş olmak üzere iki ana gruba ayrılmaktadır. Ayrıca büyükbaş, küçükbaş ve diğer ham derilerin, üzerinde yünüyle (kürk ya da süet) ya da yünü alınarak ticari kullanıma hazır mamul deri haline getirilmesi işlemlerinin gerçekleştirildiği tabakhaneler bulunmaktadır. Bu alt sektörün nihai ürünü giysilik, saraciyelik ve ayakkabılık işlenmiş derilerdir.

Dünyanın özellikle kaliteli deri giyimde en büyük pazarı konumunda olan BDT (Bağımsız Devletler Topluluğu) ülkelerine yakınlık ve deri konfeksiyon sektörümüzün bu pazarın taleplerine uygun biçimde üretim yapabilme yeteneği sayesinde Türkiye, küçükbaş deride ve özellikle kürk ve süet gibi yünü alınmamış küçükbaş deride önemli bir merkez durumuna gelmiştir. Küçükbaş deri fabrikaları ağırlıklı olarak Ege Bölgesi’nde (İzmir Serbest Bölgesi, Uşak ve Manisa) ve büyükbaş fabrikaları ise İstanbul Tuzla ve Bolu Gerede’de bulunmaktadır. Bunun dışında Isparta, Niğde Bor ve Antakya’da da deri üretimi yapılmaktadır. Kürk fabrikaları ise genellikle Çorlu’da bulunmaktadır.

İzmir Serbest Bölgesi’nde bulunan deri fabrikaları genelde Avrupa’da bulunan tanınmış markalara direkt olarak ihracat yapmaktadırlar. Türkiye son dönemde üretim teknolojisine yaptığı yatırımlarla deri üretiminde lider ülkelerden olmuştur. Calvin Klein´dan Prada ve Armani´ye kadar hemen hemen tüm dünya markaları Türk derisi kullanmaktadır.

Çeşitli veriler, Türkiye’de yılda ortalama 30 milyon hayvan kesildiğini ve yılda 8 milyon adet vidala, 75 milyon adet giysilik küçükbaş deri işlendiğini, yılda yaklaşık 10 milyon adet deri ve kürk konfeksiyon ürünü üretildiğini göstermektedir. Mevcut kapasitenin yıllara ve işlenen ham deri kalemlerine göre farklı oranlarda olmak üzere %30 ila %50’lik bir bölümünün fiilen kullanılamaması sektörün ciddi sorunlarından biri olmakla birlikte kullanılmaya hazır kapasitenin büyüklüğü bir başka açıdan üstünlük olarak değerlendirilmelidir. Bu nedenle sayıları giderek artan Deri Organize Sanayi Bölgeleri, ileri teknoloji ile donanmış modern fabrikalar, başlı başına deri sektörüne hizmet veren yan sanayideki, deri makineleri üretimindeki gelişme, azımsanmayacak işgücü potansiyeli deri sektörünün küçümsenmeyecek bir birikime ve rekabet gücüne sahip olduğunu göstermektedir.

Türkiye deri sektörü, kendisi için vazgeçilmez önemde ve en büyük pazarlardan biri olan Rusya pazarının model, renk, miktar bakımından çok önceden kestirilmesi mümkün olmayan taleplerini karşılayabilmekte, bu özelliği deri sektörümüze, yıllık plan ve üretim programlarıyla çalışan Avrupa dericileri karşısında bir avantaj sağlamaktadır. Siparişe dayalı hızlı üretim-teslimat yapabilme yeteneği sektörün en önemli rekabet gücü faktörlerinden biridir.